15/10/2008
Şiir üzerine paylaşım

şafağa yazılanlar
bir gitsem diyorum bir gitsem sevgilim
tespihini çeken yel kovanı nilüfer çiçeği
tenine yaslanırken gölgem sevgilim
sana saatler suluyorum
bir periyle konuşur gibi akıl veriyorum böceklere
bir melek düşüyor payıma /bilemedin iki
biri sağımda. . biri solumda. .
biri makbul. . biri durgun. .
sevgilim ellerinden tut bağırmaların
ezilenlerin sesini
beş vakit yaslanıyorum doğaya
her mevsim fotoğrafına bakıyorum /komutan che guevara’ya
sesleniyor sessizlikleriyle her sabah
her sabah senin için diziliyorum yol boylarına
her sabah saçılıyorum yağmurlara
her sabah insan doğuruyor dünya
patika ve yol
çocuk ve halk
huzur ve barış
mücadele ve zafer
yağsın başına
şiir: yeraltindansiirler | Tıklayiniz!
Görsel: MARC RIBOUD
31/7/2008
Belki Yine Gelirim
Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir
Her sözcük dilimin ucunda küfre dönüyor çünkü
Bir gök gürlese bari diyorum, bir sağnak patlasa
Bitse bu sessizlik, bu kirli yapışkanlık bitse
Ama bir tufan az mı gelir yoksa yine de
Yırtılan ve parçalanan bir şeyler olmalı mutlaka
Hiç durmadan yırtılan ve parçalanan bir şeyler.
Oysa ne kadar sakin bu sokaklar ve bu kent
Ne kadar dingin görünüyor bana şimdi gökyüzü
Gidenler nerde kaldılar, özledim gülüşlerini
Bir kenti güzelleştiren yalnız onlardı sanki
Onlardı çocuklara ve aşka ölesiye bağlanan
Kadınları güzelleştiren herhalde onlardı
"Tükürsem cinayet sayılır" diyordu birisi
Tükürsek cinayet sayılıyor artık
Ama nerede kaldılar, özledim gülüşlerini onların
Uzun uzun bakıyorum kıvrılan sokaklara
Tek yaprak bile kıpırdamıyor nedense
Ve tek tek söndürüyor ışıklarını varoşlar
Alnımı kırık bir cama yaslıyorum, kanıyor
Kanımın pıhtılarında güllerin serinliği
Ve fakat bir cellat gibi yetişiyor pusudaki
Dilimin ucunda küfre dönüyor her sözcük
Yaşamak neleri öğretiyor, düşünüyorum
Okuduğum bütün kitaplar paramparça
Çıkıp dolaşıyorum akşamüstleri bir başıma
Bir uçtan bir uca yalnızlıklar oluyor kent
Bulvar kahvelerinin önünden geçiyorum
Sarmaşık aydınlar, arabesk hüzünler
Bir gazete sayfasında sereserpe bir yosma
Sesler gittikçe azalıyor, kuşlar azalıyor
Ve ne zaman yolum düşse vurulduğun yere
Kızgın bir halka oluyor boynumda o sokak
Hüznü yalnız atlarımız duyuyor artık
Biz çoktan unutmuşuz böyle şeyleri
Ama içimde bir sırtlanın dalgın duruşu
Ve dilimin ucunda küfre dönüyor her sözcük
İçimde zaptedilmez bir kırma isteği
Dizginlerini koparan bir at sanki bu
Soluk soluğa kalıyorum her sonbahar
Ve sevgilim ne zaman hoşgörülü olsa
Bir yolculuk düşüyor aklıma, gidiyorum
Bütün gençliğim böylece geçip gitti işte
Ama hala bir şeyler var vazgeçemediğim
Hangi duvar yıkılmaz sorular doğruysa
Bir gün gelirsek hangi kent güzelleşmez
Şiirlerim bir dostun vurulduğu yerde yakıldı
Geri almıyorum külleri yangınlar çıksın diye
Devriyeler çıkart şimdi, bütün ışıklarını söndür
Sorduğum hiçbir soruyu geri almıyorum ey sokak
Ve dilimin ucunda küfre dönüyor her sözcük
Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir
Bir gök gürlese bari diyorum bir sağnak patlasa
Bitse bu kirli ve yapışkan sessizlik, hiç gitmesem
Oysa ne kadar sakin sokaklar, bu kent ve bütün yeryüzü
İpince bir su gibi sızıyorum gecenin tenha göğüne
Sessizce çekip gidiyorum şimdi, sessiz ve kimliksiz
Belki yine gelirim, sesime ses veren olursa bir gün...
Ahmet TELLİ
26/5/2008
Deli

uzak bir yakınlığa öykünen
meşe ağacının serçe sıcaklığında
yollara düşüşü gibi şehirlerarası otobüslerin
son vapur iskelelerinin dalgasında
köpüren yalnızlığım dalga boyu sen oluyor ellerim
biraz gündüz biraz daha gece
acımasız bir gün batımının yolculuğunda sustur beni
gitme sana öykünüyorum -bekle- gün getirdim sana
buz gibi diline, ellerine, bakışlarının poyrazlığına
dağların yüksek tepesinde ki karçiçeği
nice senedir aynı yansımadayım
bir masal gibi düşünüyorum seni
figürsüz şu gölge sana öykünüyor belki bu yüzden
ben sonbahar kesiliyorum ağaçların yamacında
sense gönül çelen. . delirmişim / yok sayma.
rostiam.blogcu.com ve
yeraltindansiirler.blospot.com tıklayın!
11/5/2008
BİRGÜN
Apansız uyanırsan gecenin bir yerinde
Gözlerin uzun uzun karanlığa dalarsa
Bir sıcaklık duyarsan üşüyen ellerinde
Ve saatler gecikmiş zamanları çalarsa
Bil ki seni düşünüyorum
Bir vapur yanaşırsa rıhtımına bin,açıl
Örtün karanlıkları masmavi denizlerde
Ve dinle kalbimi bak nasıl çarpıyor nasıl
O bütün özlemlerin koyulaştığı yerde
Bil ki seni bekliyorum
Bir sabah gün doğarken aç perdelerini,bak
Sevinçle balkonuna konuyorsa martılar
Kendini tadılmamış derin bir hazza bırak
Dökülsün dudağından en umutlu şarkılar
Bil ki seni istiyorum
Gecelerden bir gece uyanırsın apansız
Uzaklarda elemli,garip bir kuş öterse
Bir ceylan ağlıyorsa dağlarda yapayalnız
Ve bir gün kabrimde bir sarı çiçek biterse
Bil ki seni seviyorum
Ümit Yaşar OĞUZCAN...

